12 Aralık 2009 Cumartesi

AH ULAN LİDYALILAR !



            Sizden önce insanlar halbu ki ne kadar mutluydu! Birşey icaad edip dünyayı kurtaracağınızı sandınız dime! Ama yanıldınız ! Malesef düşündüğünüz gibi olmadı. Kurtaramadınız kaybolan değerleri...

'' İlk Çağ Anadolu uygarlıklarından Lidyalılar, MÖ 710 yıllarında ilk kez parayı bulup kullanarak, günümüz uygarlığına önemli bir katkıda bulunmuşlardır.'' diye geçer tarih kitaplarında!
Lidyalılar fikir babasıydı paranın. Sikke'yi ellerinde tek tek binbir zahmetle işlemişler.Sonra çekik gözlü çinliler burnunu sokmuş bu işe sikke'den değil de deriden yapalım daha güzel olur demiş. Yine güzel bulmamışlar ki ; iyonyalılar denemiş şanslarını. Osmanlılar da kıyısından bulaşmış bu işe derken en son batı dünyası son noktayı koymuş ve  bugünkü kağıt para son şeklini almış!

  Para bulunmadan önce insanlar alışveriş yapamıyormuydu? İhtiyaçlarını karşılayamıyor muydu? Elbette yapıyorlardı ! Hemde en alasından kendince  bir sistemleri vardı.Bunun adına ''takas'' yöntemi diyorlardı. Birinin işine yaramayan ürün başkası için çok önemliydi.
Bir miktar Buğday verip karşılığında belli oranda süt alıyorlarmış. 3 tavuğa 1 horoz, koyun yününe karşılık kapkacak temin ediliyormuş. Kısaca elinde ki malın kendince bir değeri vardı ve elindeki ürüne göre ihtiyaç duyduğu başka bir ürünü komşusundan temin ediyorlardı. Herkesin ürettiği ürünlerin miktarı belirli olduğu için arz talep dengesi bugun olmadığı kadar dengede duruyordu!

Buna benzer şekiller de yürüyordu bu işler. İnsanlar o zaman gayet mutluydu! Aza kanaat ediyordu ama en mutlusundan da yaşıyordu hayatını!
Ne zaman ki nefisleri hep daha fazlasını istedi işte o zaman mutsuzluk başladı!  Tüm arzlarının talep göreceğini sanarak ilk yanılgılarını yaşamaya başladılar.Kıtlığa düştüler,darlık gördüler ama bir türlü ders almadılar!
İhtiyacından fazla ürün yetiştirdiler,sınırlarını genişlettiler  felan feşman derken en sonun da parayı icat edip mertliği bozdular!
 İcat ettiği parayla köleler aldılar! Herkesi köle yapacaklarını sandılar!  Sanayi devrimi ile üretimi artırdılar,tüketim çılğınlığını körüklediler derken,derken işte bugünlere geldik.
Neyse bu kadar tarihe değinmek yeter! Uzmanı olmadığım alanlarda yanlış bilgi verip bu yazıları okuyan değerli insanları yanlış yönlendirmekten korkarım. ( üç aşağa beş yukarı süreç bu işte)


   Gelelim Sözün özüne;  Napolyon para,para,para demiş ölmüş gitmiş. (Kefeninin cebi varmıydı acep?) Para bulunmuş bir kere ben istesem de istemesem de ! Ah ulan lidyalılar ! Yatacak yeriniz yok sizin!
Neyse, ya sonra  noldu?
Parayı ''araç'' niteliğinde gören insanlar gitti, parayı  ''amaç''olarak gören insanlar geldi. Herkes parayı artık mutluluğun amacı sanıyor! (istisnalara lafım yok) Parasız insan gereksiz insandır diye latifeler yapılıyor. ''Parasız aşk olmaz'' diye aşka değer biçiliyor. ''Paranın satın alamayacağı hiçbir şey yoktur'' denilerek üç kuruşa onurlar satılıyor!  Kapitalist sistemin çarklarında ezilen milyonlarca insan nedense hak ettiği parayı  bir türlü alamıyor!  Satıyoruz kendimizi farkında olmadan! İnsanlık değerimize fiyatlar biçtiriyoruz! Yeri geldiğinde ''mal''yerine konup mallaştırılıyoruz ulu orta.
Bunların kaçımız farkında?? ya da  bu kimin umrunda ???



 Yazan :  Salih Yıldırım


 

6 yorum:

papuç dedi ki...

Naptın sen yaa...cebimde bi 20tl var pişman ettin onu da taşıdığıma oooff ooff :)))
Yazar abilerden biri (ki kendisine rakip tanımadığım biridir) bir kitabında şöyle bişey yazmıştı ''İnsanın kölesi olan eşyanın, insan kölesi olmaya başladı''demiş ...çok doğru demiş tabiki...eee köle olduktan sonra sizi azad edecek bi Ebu Bekr bulmak da zor bu devirde :) Onun için iyisimi en baştan kime kul köle olduğunuzu iyi seçmek lazım...

Bir de takas fikri şimdi uygulanıyor olsaydı kapkaççılarında işi zor olurdu dimi ya:P Düşündümde alışverişte zor olurdu ya hu...3 kilo portakal alacan yanında 2 tane tavuk gezdiriyon (gıdaaakk gıdakkk :P)

Bi de not: Napolyonun kefeni yoktu sayın değerli blog sahibi:)))))iki arada bi derede Napolyonuda müslüman yapıp gömdünya helal olsun sana :))))

Tmm sustum..güzel yazı söylememe gerek var mı?

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

Papuç senin bu güzel yorumlarını okuduktan sonra bir de gülmek için ayrıca efor sarfediyorum :)))ALLAH'ta seni güldürsün emi!
Özellikle bugun takas yöntemi uygulansaydı neler olurdu diye örnekler vermek istemiştim yazıya başlamadan ama yazmaya başladığımda herşeyi unutuyorum nedense! diğer seride değiniriz artık :) Sen alış verişte tavuk gezdircen diye şikayet ediyorsun ya inek,deve takas etsen nolcaktı :)) pazara gidene kadar üzerine binerdik devenin herhalde :)
Ayrıca napolyona ben iyilik etmek istedim. Öte tarafa mümin gitmek herkese nasip olmaz diyerekten :))

SEvgiler...

papuç dedi ki...

şimdi bunu da yazmadan geçemeyecem (bu gün gevezeliğim tuttu:P) şu yorum yazdığımız yerde ''duyarlı vatandaş diyor ki'' yazıyorya...eh sen de onu sırf sende yorumlara cevap yazarken duyarlı vatanda olduğun anlaşılsın diye yazmadıysan ben de Yıldız Tilbeyim :))))

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

papuç falla için fesat :)) hiç öyle düşünmedim doğrusu! Aman yıldız tilbe olmanı da istemem! Kendini benzetcek başka birini bul ya da ben söylediklerini mecburen kabul edeyim.

Güzel yazılara yorum yazarken duyarsız vatandaş olamıyorum malesef. Yazılar güzelse duyarlı olmak kaliteyi yorumlamak lazım bence de.
Senin yazıların gibi yani...

dusunenbalik dedi ki...

Ah ulan lidyalılar ! Yatacak yeriniz yok sizin!

:))
Çok güzel anlatmışsın aslında olayın özeti bu. ;)

Bünyamin dedi ki...

Niyeti bozuk insan çok ne yapalım!!!!! Elin lidyası ne bilirdi işin bu hale geleceğini...