13 Aralık 2009 Pazar

Deneme yanılma yöntemiyle deneme yazmak!



               Ne bir  nedeni ne de bir sonucu var bu yazının!  
               Öylesine yazdım işte ...

   Demin içtiğimiz çay deminde değildi fark ettin mi sen de? Yok biz yine gidelim kendi mekanımıza ancak orası paklar bizi baksana ...
    Çek ordan demli bi çay Rıza abi! Şenlendir masamızı.Kap ordan sıcak simitleri kardeşim  en tazesinden, Yanlarına kalper peynir almayı sakın unutma! Gidelim oturalım,çınar ağacının altındaki masamıza.Bugün geç kaldık çay ocağına,muhabetin dibine vuramadık daha.
     Her gün hergün  simitmi yenir diye söylenme yine! Fukaranın kebabına laf söyleme,suşi niyetine indir midene işte. Hem tap taze simidin arasını yarıp içine sürdüğün kalperin tadı gönülleri feth ediyorda, bir senin gönlünün metrakaresine mi sığmadı! Ne tuhaf adamsın ya ! bak yine doydu karnımız elhamdürüllah. Artan parayla bir gazete alalımda uzun soluklu okuyalım.Amma kapanışı seri ilan sayfaları ile yapalımda erkenden bozmayalım morelleri. Seriye bağlayalım kendimizi ama muhabet kıvamında gitsin.Daha epey burdayız başka bir plan sakın yapma. Zaten ne zaman planlı programlı günümüz olduysa :) Laf olsun diye söyledim işte. Bugün karşı masadaki amcalar gelmemiş, çaycı rüstemde ocagı çırağa bırakmış. Hayırdır inşalalah anormal şeyler var bugün burda galiba.
   Neyse biz keyfimize bakalım. Yemeği bitiyse masayı toparlayalım da kalabalık yapmasın.Bu arada susamları  atma  ya, ıslatıp kuşlara vericez hayrımıza.
Hergün hergün aynı çay ocağında yaşlılarla oturmaktan sıkılmıyormusun? diye soranlara vardır cevabım EvelAllah! Hem yaşlıların tecrübesiyle, kendi enerjimi  yoğurarak sinerji yapmak ne zamandan belli laf söz oldu! Saçma saçma konuşuyor densizler yine!
Burda bir insanın hayat görüşlerinin temelleri atılıyor hem bunun kim farkında.
  Muharem amca bak geliyor karşıdan, şimdi ne havadisler vardır onda.''Muharem Emmi,Muharem Amıca, otur amca bir çayımızı iç'' diye seslendik ama duymadı galiba. Kafası dalgın yine bu sıralar.
Neyse kardeşim sen anlat sonra nolmuştu. hadea ya ! ''yok canım daha neler'' sallıyorsun yine.Ettin bugün yine muhabbetin içine. Ne adamsın ya! Hem daha önce söylemişmiydin hayal gücünün çok geniş olduğunu? Söylemedim mi nasıl atladım bea. Neyse söylemiş oldum bu vesileyle.
Havada  yağmur var galiba ufaktan atıştırıyor bak su damlacıkları. Nasıl soğudu birden havalar anlamadım ya.Üşüme başladı birden yine. Havalar sular derken muhabet kalmadı yine hızlı tükkettik bugünde. Neyse  Napsak kalksak mı usulca? ...

11 yorum:

papuç dedi ki...

Bak geldim blog yazını okudum bilesin diye yazıyorum ..Bu seferlik bi iyilik yapıp sana , yorum yapmıyorum :P

Çay ve simit deyince Lise yıllarıma geri döndüm ya hu...oof ooff

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

Duyarlı bir vatandaş olduğun için blogum ve ben ne kadar şanslıyız anlatamam :))
Çok teşekkür ederim papuç yorum için.
He bu arada sana yaptığım yorumlar duyarlılığımdan değil senin yazılarının kalitesinden kaynaklanıyor bilesin.
Bu yazıyı bende beğenmedim laf aramızda :)) başlıkta dediğim gibi, deneme yazısıdır yanılma hakkım gizli tutulmaktadır :))

Deminde bir çay yanında simit beraberinde kalper peynir. üfff tadından yenmez.
Sabah ilk işim simit almak :))
Hoşçakal papuç,

SEvgiler...

đerkenαя dedi ki...

simit ve çay bileşimi :)) çok severim bende..
Baki sevgiyle..

sekeral dedi ki...

o kırmızı lekeli beyaz çay tabağı üzerinde ince belli çay bardağı, içerisinde taze demlenmiş mis gibi tavşan kanı çay... yanında da, resimde görüldüğü gibi ama tezgahtan alınmış miss gibi çıtır çıtır bir simit.. bir de buna gariban iskenderi diyorlar öyle mi : )) burnumda tütüyor resmen.. simit dediğin şey aslında sıcakken hamur ve susam kokmuyormuş, aslında buram buram memleket kokuyormuş..

hele çınar altı çay ocağı, caminin hemen bitişiğinde.. namazdan çıkan mümin amcalar, gazete okuyan müzmin amcalar, yoldan geçen şuursuz liseli gençlik.. ilk okurken "s.ktir et" diyerek okumadığın köşe yazısını daha sonra ve mecburen, yapacak bir şey olmadığı için tekrar okumak..

simit ve çay üzerinden hayat bu kadar tasvir edilebilir işte kardeşim.. sen devam et yazmana.. iyi olsun, beğenilsin diye değil, yazmak istediğin için yaz.. varsın kimse beğenmesin diyecem ama beğenmemek zor gibi : ))

kal sağlıcakla...

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

''đerkenαя ''
Yorumun için teşekkürler.
Simit ve çay muhteşem bir uyumlu çift, Herkesin inanıyorum ki hayatının bir döneminde simit üzerine bir anısı vardır :)
SEvgilerle...

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

''sekeral''
Kardeşim ne yorumdu bu böyle.Çok duygulandım falla! Sana kargoyla simit yollayasım geldi birden,memleket hatırası olaraktan :))
Bu güzel yorumunla yazıma değer kattığın için Sağolasın,varolson kardeşim.
SEvgilerimle...

sekeral dedi ki...

anaaa !!! diğer yorumculara yanıt veriyon da bana niye yanıt vermiyon "sözün özü" .. ben de nişantaşı çocuuyum, ben de üniversite bitirdim : ))

sekeral dedi ki...

1 dakika farkla beni mahçup ettin valla : )) hemen sözümü geri aldım..

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

Puhahha :)) aynı anda yorumlamışız kardeşim!
Kalp kalbe harbiden de karşıymış.

Dişi Geyik dedi ki...

Wuuuuu! Geldim, okudum ,rüzgar gibi geçtim ,gidiyorum.Bir neden arama,yaz işte içinden geleni,kelimeler bizi hayata bağlayan bağlarımız.Hiç kopmasınlar...

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

''Dişi Geyik ''
Teşekkürler yorumun ve güzel tavsiyelerin için.
Aynen öyle; nedensiz,sonuçsuz,tutarsız, devrik cümlelerle, devrile devrile ama içimden geldiğince yazıyorum. Hayattan gelen bağlarımı koparmamak için söyleyecek sözlerimi bir bir kendim için sarf ediyorum.

SEvgiler...