12 Aralık 2010 Pazar

Ah anam vah anam...

Geçenlerde yolda yürüyorum. İki tane alt alta pankart. Birisinde AKP Kadın kolları, diğerinde de CHP Kadın kolları imzası var.. Metinde ise; kadınlara seçme ve seçilme hakkının veriliş yıl dönümü kutlu olsun..Vay arkadaş dedim, bu mudur yani? Seçme ve seçilme hakkı verilmiş kadınlara, hem de 1930 küsürlü yıllarda. Ama benim beynim çok yönlüdür arkadaşlar. O metin üzerinden hemen feminist kadın gruplarına, oradan bir kadın neden feminist olur sorusuna, feminist kadınlardan da gariban anama atladı düşünceler. Yanlış anlaşılmasın ha, anam feminist falan değildir, tam aksi; beyim bilir modunda güzide bir ev hanımıdır ama o da kadın sonuçta. Üç çocuk anası : ))

Asıl meseleme geldim artık. Ben çok kültürlü ve bilgi birikimi yüksek birisi olduğum için, bu feminist ayaklarındaki ablaları, onların ilk örneklerini falan çok iyi bilirim. Asıl amaçlarını bile bilirim de her yerde açık açık söylemem. Bu blogda emaneten yazdığım için paylaşmakta bir beis görmüyorum! Şimdi sizler daha önce hiç "anaerkil" diye birşey duydunuz mu? Duymayanlar olduysa yazının geri kalanını okumasın, bilgisayarı kapatsın ve güzel bir uyku çeksin. Duydum diyenler, sözüm size; şu an malumunuz, ataerkil bir düzende yaşıyoruz ve erkek egemen güçleri lutfedip de, analarımıza, kadınlarımıza seçme ve seçilme gibi haklar veriyorlar. Peki, ya anaerkil bir toplumda yaşasaydık, erkeklerimizin hali nice olurdu? İşte şimdi aklıma gelen bir kaç enstantane yazmaya çalışayım dilim döndüğünce...

Mesela, anaerkil bir düzen olsaydı, acaba yolda yürürken kızlar bana laf atarmıydı? Atsalardı benim tepkim ne olurdu?? Ağzını burnunu kırar mıydım yoksa "kikikiki" diye kikirdeyerek yoluma devam mı ederdim?? Annem akşam işten gelince; beey, beeey, bu yemeğin hali ne böle, tuzu yok ayrıca çok sıcak diye çemkirir miydi?? Ayy şekerim bu erkek şöförler de trafiğin anasını ağlatıyordu diye kahvehane köşelerinde geyik çeviren kadınlar geliyor gözümün önüne de, komik mi trajedi mi karar veremiyorum : ))

Töre cinayeti için kocasını ve oğlunu kurşuna dizer miydi analarımız?? Ya da karısından dayak yiyen adam boşanma davası açar mıydı? Üff yaa, bu beyin cimnastiği çok ruhumu daralttı. Ama anladım ki, anaerkil bir toplum olsaydık ya da öyle bir toplumda yaşasaydık, bu kadar şiddet olmazdı hayatımızda.. Anaerkil de olsa ana yüreği kıyamazdı bizlere vurmaya, şiddet uygulamaya.. Vay arkadaş, nereden nereye geldik.. Ben ne yazmayı düşünüyodum, şimdi erkek olduğumdan utanır oldum.. Ama düşüncelerimde samimiyim diyerek bir alkışı hak ettiğimi düşünüyorum. Alkışlarınız "yorum" olarak "yorum" hanesine düşsün o zaman : ))

Kalın sağlıcakla...
Blogcuzade Sekeral Efendi

2 yorum:

ebruli günce dedi ki...

Feminizm dene olgu da her olgu gibi yanlış anlaşılmış ve yanlış yaşanıla gelmiştir güzide ülkemde...
Hiç anlamam mesela kocasının soyadının yanına kendi soyadını ekleyenleri(akademik bir kariyer söz konusu değilse),kendi soyadımı bırakmam diyenleri,ya kardeşim kendi soyadım dediğinde babanın soyadı değil mi?yani o da bir erkek...
neyse bu konu uzun,deşmeyeyim şimdi...
güzel paylaşımdı teşekkürler...

Pınar dedi ki...

Aslında olaylara kadın,erkek değilde insan olarak bakabilmeyi öğrenmek gerekli.
Kadın kollarına gelince onlar siyaseten feministtir.Yoksa kimsenin kadın haklarını düşündüğü yoktur.

Anaerkıl bir toplum olduğumuzu düşündüm bir an ben de ama feministce bir düşünüştü.:))

Ne trafik olurdu ne küfür ,her yer çicek açardı gibi:))