19 Ocak 2020 Pazar

EVVEL ZAMAN İÇİNDE ...

 
           


            Uyumamak için direniyordu çoçuğum ,televizyonda gördüğü çizgi filme bakarken belki de hayaller kuruyordu. Dedim ki ; yavrum gel  sana bir masal anlatayım birlikte uyuyalım.
''Hangi masalı anlatacaksın baba? ''dedi.   
  Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ...

Yazmayı çok seven, birbirinden güzel yazılar kaleme alan bir o kadar güzel paylaşımlar yapan çok değerli insanlar varmış bu diyarlarda. Kimisi blog sayfalarında günlük yazılar yazar, kimisi haftalık paylaşımlarda bulunur. fakat  bir şekilde yazarmış ve çokça okurmuş. Çünkü bu insanlar için yazı yazmak,yazdıklarını okutabilmek ekmek gibi su gibi hava gibi elzem bir ihtiyaçmış.

             Yazmak; içini dökmek ,rahatlamak ,ruhunun ihtiyacını karşılamak , varlığını var olanlara anlatabilmekmiş tek gayesi. Gün gelmiş büyük bir tufan kopmuş! Yer yerinden oynamış ! 
 Yok yok böyle olmamış( sil o cümleyi).. Aniden  olmamış bu tufan. Önce insanlar sosyalleşmek istemiş.Başka arayışlar içerisine girmiş.Bu zaman zarfında teknoloji çok gelişmiş ve haliyle insanlarda çok değişmiş. Bunu fırsata dönüştüren şirketler çok fazla programla, uygulamayla ,oyunla kazanma hırsıyla , insanları baştan çıkarmış . İnsanlar sosyalleşeyim derken bu arayışta kaybolup gitmiş. Rivayet odur denilir ki , dün ne yediğini unutan insan arkadaşının paylaşımlarından yediğini içtiğini takip eder hesap sorar  olmuş birbirinden. İnsanlar zamanını hiç için tüketip eğlenir gününü gün eder ne okur ne de yazarmış. 

            Neden sonra anlamış ki , bu gidişe bi son vermek gerekir. Başlamış hemen bir kenara attığı kitapları okumaya. Notlar almış okuduğu kitaplardan.Yeni fikirler gelmiş aklına birden hevesi artmış.Yaşama sevincini artıran havasına ,suyuna kalemine  kavuşmuş.Masalda burda bitmiş.
Gözleri dalan çoçuğum uyumadan tek bir cümle söylemişti.
''Anlattıklarından hiç bişey anlamadım baba''

             Evet bende anlamadım yavrum bende ...  Yazmadan neden geçirdim onca zamanı?
İşte böyle mişli 'zamanlarda  kaybolduk biz.!
  Yazılarını okumaktan zevk aldığım arkadaşlarım ,üstadlarım  nerede acaba şimdi? 
         Kim bilir? Ne yapıyorlar şimdi ? ...





1 Şubat 2015 Pazar

TRİP YAPANI ,TRİBÜNE YOLLAMALI



Ey sen hatun kişi !  Nedir bu tribinin endişesi.
Yıl olmuş 2015 ,sen hallen teknoloji çağında sessiz iletişim teknikleri sergiliyorsun. Anladım küsmedin bana. Az biraz gücendin,kırıldın bir bakıma. Evet senin yaptığın küsmek değil,biraz kımıl kımıl onun bir eşi benzeri.
Seven insanı çileden çıkarmak için bu trip, dış mihrapların bir oyunu mu bu ? Erkeğin hayatla sınavı, varoluşu mu yoksa sonu mu?

-Beni anlamıyorsun diyorsun?
*Seni çok iyi anlıyorum,gel bu durumu enine boyuna bi konuşalım.Gerekirse tartışalım, müzekkere edelim.Bir açılım da biz yapalım diyorum,hemde trip üstüne nedersin?diyorum işte ...

- ''Konuşacak bişey yok,konuşmak istemiyorum şuan''

* Belli ki konuşulacak bişey var bi sorun var açıklığa kavuşturalım istiyorum.

- ''Artık gerek yok. Onu baştan yapacaktın sen. Artık iş işten geçti''.

*Bir de bu olayın başı var demek ? hımm acaba millattan öncesine mi,sonrasına mı dayanıyor?
Ey sen güzel insan evladı! Seveni çileden çıkarmak ,baştan çıkarmakla bir mi sanıyorsun? Diyorsun ki bazen böyle sevgi olmaz olsun.

- ''Küsmedim, sana sadece gücendim, Aradaki farka dikkat et. Küsmeden önceki safa dayım şuan.
Beni tatmin etmezsen, çok aşırı ilgi göstermezsen bana, benden çekeceğin var bilesin. 
Ben senden çok şey istemiyorum. Sadece ilgi istiyorum. 
Sevmeyen bi insan trip te atmaz bi kere ,onuda koy o koca kafanın içine.
Trip atıyorum sana evet, seni önemsiyorum.Benim için çok önemlisin diyorum. Ama sen bunu anlamıyorsun. Sen var ya düpedüz bir odunsun, öküzsün''.

*Odun mu, öküz mü? güzel benzetmeler. teşbihte hatta olmazmış der gülüp geçerim kızmadım sana.

-''Bana neden kızacakmışsın ki,hem suçlu hem kuvvetlisin hea''!

*Bu böyle olmaz hatun kişi ! Sen hiç erkek tribi gördün mü ey sevgili.

-Erkeğin tribi de mi varmış? Güldürme beni.

* Dur göstereyim nasıl oluyor. Bir göstereyim beğenmezsen para yok.
 Uff  yaa !! Bu melet bulaşıcıymış az sırtımı kaşı sana ...



Bence ; trip (gücenme,darılma,burun kıvırma) erkeklerin sabrını ölçmek için, bayanlar tarafından geliştirilmiş ve patenti alınmış bir çin işkencedir. Şahsi kanaatim. Eğer bu trip dedikleri şeylere ilk başta yeterince nüfus edemezseniz, bir sonraki trip daha afilli olacaktır biline.
Trip; veba gibi , İnternet te bir virüs gibi, baksana günümüzde bayandan bayana hızla bulaşmakta.

Kadın der ki ; ''Az empati yap beni düşünsene, o zaman beni daha iyi anlarsın.''
 Tam tersi bayanlarda bi empati yapıp bir düşünse ya, Erkeklerde trip yapsa sürekli başlarının etini yese, En güzel anın keyfini bayanın tribi gibi hiç etse. üç günlük dünyayı sana dar etse.
Olur mu ? Nasıl olur sence?

-Yok canım erkek mi trip atmak mı? Beceremezler ki onlar.Hem yapsa bile eline yüzüne bulaştırırlar .




                                                              Salih Yıldırım

25 Ocak 2015 Pazar

SENDEN ÖTE




Sessizliğin sesinde,
Yahut söz gelişinde,
Her iç geçirişimde,
Sen geçiyorsun aklımdan.


Varlığın rabbimden armağan,
Sıcaklığın derdime derman,
Yaşamalıyım seni her an,
Sana; aklım ,fikrim müsait her zaman ...


Salih Yıldırım





10 Mayıs 2014 Cumartesi

ASLA ! DEMEM ASLA!




Katiyen,kesinlikle asla ...

Cümle içerisine bir hirsla yerleştirdiğimiz kim bilir ne zaman,nerde Sarfetiğimiz beyhude sözler değilmidir bunlar.

Asla yapmam dediğin kaç tane şey kaldi henûz yapmadiğin.Demek ki daha vakti var diğer yapilacaklarinin.

Sen sen ol büyük lokma ye ama büyük lafsöz etme! Sonra eller duyar söz olur ,yüzün kizarir dert olur, söyleyen diller düğümlenir lâl olur.



















26 Ocak 2014 Pazar

GEÇ GELEN YAZMA AŞKI ...




Benim için girişler her zaman zor olmuştur . İnternet'i aktif kullanan biri olarak bu zamana kadar neden bu tarz blogların dikkatimi çekmemesinin sebebinin içimdeki yazı yazma cevherinin yeni ortaya çıkmasından mı ya da  yazma isteği verecek bir ilham kaynağının olmamasından mı acaba ?
Çünkü bu zamana kadar neden yazmıyorsun diye soran olmadı...

Bu sorunun üzerine bende neden yazmayayım diye düşündüm. Bu blogda  yazar arkadaşların desteğiyle ve  yazılarını okudukça yazma isteğim gün geçtikçe arttı. Fakat gel gör ki  takip edip yazılarından ilham almayı düşündüğüm arkadaşlar buralarda gözükmüyorlar. Bana neden yazmıyorsun diye soran arkadaşlarım, size bu zamana kadar çok yazdınız artık yazmayın mı dediler? Nerelerdesiniz, hey güzel insanlar :))

Blog yazarlığına başlamak için geç mi kaldım acaba? Onu bunu bilmem ama artık bende yazmaya karar verdim. Yazılarımı içimden gelerek sizlerle bol bol paylaşacağım kısmet olursa. Peki ne yazacağım ben? İşte onu bende bilmiyorum ama  özellikle seyahat,yaşam,kültürel etkinlikler, yazılar ve şiirler gibi paylaşımlarımı bundan sonra sık sık görebilirsiniz. 

En başta dedim ya girişler benim için her zaman zor olmuştur diye.önemli olanda zoru başarmanın vermiş olduğu keyifle hep bir sonraki  adımı atmak. 
ayrıca size bir şey itiraf etmek istiyorum ki bu yazı benim lise sıralarında tuttuğum günlüklerin dışındaki ilk yazım Belki bu paylaşımım size normal bir yazı olarak gelebilir ama benim için gerçekten güzel ve özel bir başlangıç olacağını düşünüyorum.

Nice güzel ve özel paylaşımlarla görüşmek dileğiyle ...

Sevgiler 

3 Ağustos 2013 Cumartesi

FİKİR ver SEN ...



Aklım kalbimden daha az çalışıyor ,
seni düşündüğümde,
ki ben hep seni düşünürüm bilirsin,
fikir yürütemem pek , kalbim seni fısıldarken.
Sevdan bir kor olup düştü ya yüreğime,
bırak aklım hep sende kalsın ...


salih yıldırım





6 Şubat 2013 Çarşamba

Bu Son...

 
BU SON
 
Her defasında bu son deyip,

Alıyorum kağıdı kalemi elime.

Her defasında bu son deyip,

Uykusuz bırakıyorum gözlerimi.

Bir yaranın sızısındayken,

Yüreğime söz geçmediği gibi,

Gecem gözlerin karasındayken,

Uyku tutmaz ellerimi.

Yine bu son şiirimdir sana,

Ama bilirim çok geçmez üzerinden,

Elimde kalem,

Kağıt masamda,

Karışırken nefesim sigara dumanına,

Bulurum ben yine kendimi.

Yazarım seni göz görmemiş mısralara,

El değmemiş duygularla...
 
Yazan: Banu Kenber